Söylemek conjugation

Conjugate söylemek - say

Present tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylerim I say
Sen
söylersin you say
O
söyler he/she/it says
Biz
söyleriz we say
Siz
söylersiniz you all say
Onlar
söylerler they say

Present continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylüyorum I am saying
Sen
söylüyorsun you are saying
O
söylüyor he/she/it is saying
Biz
söylüyoruz we are saying
Siz
söylüyorsunuz you all are saying
Onlar
söylüyorlar they are saying

Past tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söyledim I said
Sen
söyledin you said
O
söyledi he/she/it said
Biz
söyledik we said
Siz
söylediniz you all said
Onlar
söylediler they said

Past continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylüyordum I was saying
Sen
söylüyordun you were saying
O
söylüyordu he/she/it was saying
Biz
söylüyorduk we were saying
Siz
söylüyordunuz you all were saying
Onlar
söylüyorlardı they were saying

Future tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söyleyeceğim I will say
Sen
söyleyeceksin you will say
O
söyleyecek he/she/it will say
Biz
söyleyeceğiz we will say
Siz
söyleyeceksiniz you all will say
Onlar
söyleyecekler they will say

Present negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemem I do not say
Sen
söylemezsin you do not say
O
söylemez he/she/it do not say
Biz
söylemeyiz we do not say
Siz
söylemezsiniz you all do not say
Onlar
söylemezler they do not say

Present continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemiyorum I am not saying
Sen
söylemiyorsun you are not saying
O
söylemiyor he/she/it is not saying
Biz
söylemiyoruz we are not saying
Siz
söylemiyorsunuz you all are not saying
Onlar
söylemiyorlar they are not saying

Past negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemedim I did not say
Sen
söylemedin you did not say
O
söylemedi he/she/it did not say
Biz
söylemedik we did not say
Siz
söylemediniz you all did not say
Onlar
söylemediler they did not say

Past continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemiyordum I was not saying
Sen
söylemiyordun you were not saying
O
söylemiyordu he/she/it was not saying
Biz
söylemiyorduk we were not saying
Siz
söylemiyordunuz you all were not saying
Onlar
söylemiyordular they were not saying

Future negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemeyeceğim I will not say
Sen
söylemeyeceksin you will not say
O
söylemeyecek he/she/it will not say
Biz
söylemeyeceğiz we will not say
Siz
söylemeyeceksiniz you all will not say
Onlar
söylemeyecekler they will not say

Present interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söyler miyim? do I say?
Sen
söyler misin? do you say?
O
söyler mi? does he/she say?
Biz
söyler miyiz? do we say?
Siz
söyler misiniz? do you all say?
Onlar
söylerler mi? do they say?

Present continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylüyor muyum? am I saying?
Sen
söylüyor musun? are you saying?
O
söylüyor mu? is he/she saying?
Biz
söylüyor muyuz? are we saying?
Siz
söylüyor musunuz? are you all saying?
Onlar
söylüyorlar mı? are they saying?

Past interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söyledim mi? did I say?
Sen
söyledin mi? did you say?
O
söyledi mi? did he/she say?
Biz
söyledik mi? did we say?
Siz
söylediniz mi? did you all say?
Onlar
söylediler mi? did they say?

Past continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylüyor muydum? was I saying?
Sen
söylüyor muydun? were you saying?
O
söylüyor muydu? was he/she saying?
Biz
söylüyor muyduk? were we saying?
Siz
söylüyor muydunuz? were you all saying?
Onlar
söylüyorlar mıydı? were they saying?

Future interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söyleyecek miyim? will I say?
Sen
söyleyecek misin? will you say?
O
söyleyecek mi? will he/she say?
Biz
söyleyecek miyiz? will we say?
Siz
söyleyecek misiniz? will you all say?
Onlar
söyleyecekler mi? will they say?

Present negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemez miyim? do I not say?
Sen
söylemez misin? do you not say?
O
söylemez mi? does he/she not say?
Biz
söylemez miyiz? do we not say?
Siz
söylemez misiniz? do you all not say?
Onlar
söylemezler mi? do they not say?

Present continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemiyor muyum? am I not saying?
Sen
söylemiyor musun? are you not saying?
O
söylemiyor mu? is he/she not saying?
Biz
söylemiyor muyuz? are we not saying?
Siz
söylemiyor musunuz? are you all not saying?
Onlar
söylemiyorlar mı? are they not saying?

Past negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemedim mi? did I not say?
Sen
söylemedin mi? did you not say?
O
söylemedi mi? did he/she not say?
Biz
söylemedik mi? did we not say?
Siz
söylemediniz mi? did you all not say?
Onlar
söylemediler mi? did they not say?

Past continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemiyor muydum? was I not saying?
Sen
söylemiyor muydun? were you not saying?
O
söylemiyor muydu? was he/she not saying?
Biz
söylemiyor muyduk? were we not saying?
Siz
söylemiyor muydunuz? were you all not saying?
Onlar
söylemiyorlar mıydı? were they not saying?

Future negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
söylemeyecek miyim? will I not say?
Sen
söylemeyecek misin? will you not say?
O
söylemeyecek mi? will he/she not say?
Biz
söylemeyecek miyiz? will we not say?
Siz
söylemeyecek misiniz? will you all not say?
Onlar
söylemeyecekler mi? will they not say?

Feedback: Noticed a mistake? Have a suggestion?

Have you noticed a mistake or a bug here somewhere on this page? Have ideas how we can improve our content? Submit a request for us and we will do our best to take your feedback into account!

Usage information for söylemek

This verb can also mean the following: tell

Examples of söylemek

Example in TurkishTranslation in EnglishFm.
! Birşeyler söylemek zorundasın ?You got something to say?
" Bir şey söylemek zorundayım" yazmış."I have to say something."
" Bir şey söylemek zorundayım""I have to say something."
" Bir şey söylemek zorundayım.""I have to say something."
"...tanrım, Gwen. Sana teşekkür ettiğimi söylemek isterdim."God, Gwen, I wish I could say thank you.
" Oh, nasıl yaparım, nasıl söylerim?"Oh what do I say, what do I do?
"Babana söylerim"den daha etkili bir laf etmeniz mümkün değil.Ain't nothing you can say more powerful than, "l'm gonna tell your daddy."
"Bekçi geldiğinde ne söylerim? ..." Ben ise cevaplarımla onu tatmin edemiyorum."What do I say when the guard...?" And I dont satisfy him with my answer.
"Bugün beni nelerin beklediğini merak ettiğimi söylerim.""I say, 'I wonder what's going to happen exciting today?"'
"Bunu daha dürüst nasıl söylerim bilmiyorum."I can think of no more honest way to say it.
"'Sabah uyandığında kendine ilk ne söylersin, Pooh?"When you wake up in the morning, Pooh, "what's the first thing you say to yourself?"
"Araba kullanmayı nereden öğrendin?", "Benimle evlenir misin?" "Öyle bir şeyi bebeğime nasıl söylersin?"."Why would you say that to my baby?"
"Atalarının cemaatine hizmet eden bu tepelerin şerefli evladı." Adımı söylersin."The proud son of these hills who tended his Father's flock," and then you could say my name.
"Bana dokunup duruyor." Ona daha fazla dokunmamasını söylersin.So you run over and you say, "What's going on?" "Well, she's touching me." So you figure you can solve it.
"Bebeğim, her zaman benim ofiste çok zaman geçirdiğimi söylersin ya.."Baby, you know how you're always saying I'm at the office too much?
"91 yılı Peter Bishop Kanunu" her çocuk kaçırılmasının olası bir Sınır Bilim olayı olduğunu söyler.Peter Bishop act of '91 says every kidnapping gets treated like a possible fringe event.
"Burada ada'mda deniz selam söyler"Here on my island the sea says hello
"Dodge" insana özel olduğunu söyler.Dodge says something very special about you.
"Güzellik dünyanın bir lanetidir." Carver kurbanlarına bunu söyler."Beauty is a curse on the world." That's what the carver says to his victims.
"Hisselerimi almanı istiyorum." Usandığını söyler."I want you to buy me out." He says he's fed up.
! Sana bilerek çarptığımı söyledim.I said, I bumped into you on purpose.
"Altı yıl boyunca çorap bile alamadığımı söyledim."You said, "You haven't bought socks in six years. "
"Ama bunu, çevrede duran halk için, "beni senin gönderdiğine iman etsinler diye söyledim."But because of the people that stand by, I said it that they may believe that thou hast sent me."
"Babama söyledim, benim suçum olduğunu söyledi.""I told my dad and he said it was my fault."
"Bak, tuhaf olacağı için sen en iyisi gelme" diye çok güzel şekilde söyledim.I very nicely said, "Look. "It would be best if you didn't come because of the 'awkwardness.'"
"...bana daha fazlasının olduğunu söyleyeceğim."".. l will say that it happened more to me than her."
- ...şeyi söyleyeceğim, müthiş seksi. - Ne ayaksın, Winston?I will say one thing about that man that I've only said about Ryan Gosling... hot damn!
- Aslında bana vazife değil.. Ama yine de söyleyeceğim..It's not for me to say, but I will say this:
- Günah çıkartırken söyleyeceğim.- I will say it in confession.
- Selamını söyleyeceğim.- l will say hi to him for you.
"Ne söylemişim?" "Almanya'nın kazanmak istediğini."He said, "Win the war against Bolshevism."
- Bir hafta erken söylemişim.- I was a week early.
- Denediğimi söylemişim.- I said I used to try.
- Doğru söylemişim demek ki. - İyi geceler o zaman.I got one right then.
- Doğru söylemişim.- That was a good point.

Questions and answers about söylemek conjugation

Still don't understand something? Ask and receive a reply!

Ask us a question about this word and get it replied to here. Questions are answered by experienced language speakers.

Ask question about söylemek
Work in progress

Help us become the best conjugation resource. Find out more.

Tip: CTRL + M for navigation!

You can access a quick navigation menu with the shortcut 'CTRL + M'.

Learn languages with our Interlinear books!

Check out our new product - novel subtitled books in many languages to get reading practice!

Try out

Receive most useful verbs, tips and other info free!

Select the language(s) you're interested in

Do you know these verbs?

VerbTranslation
sonsuzlaşmakdo
sosyalleşmeksocialize
soya çekmektake soy
soyulmakpeel off
soyutlamakemancipate
sökmekrip out
söylemediğini bırakmamakleave that to say
söylemsemekdo
sözü ağzında kalmakpromise to stay in the mouth
standartlaşmakstandardize