Kırmak conjugation

Conjugate kırmak - break

Present tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırarım I break
Sen
kırarsın you break
O
kırar he/she/it breaks
Biz
kırarız we break
Siz
kırarsınız you all break
Onlar
kırarlar they break

Present continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırıyorum I am breaking
Sen
kırıyorsun you are breaking
O
kırıyor he/she/it is breaking
Biz
kırıyoruz we are breaking
Siz
kırıyorsunuz you all are breaking
Onlar
kırıyorlar they are breaking

Past tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırdım I broke
Sen
kırdın you broke
O
kırdı he/she/it broke
Biz
kırdık we broke
Siz
kırdınız you all broke
Onlar
kırdılar they broke

Past continuous tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırıyordum I was breaking
Sen
kırıyordun you were breaking
O
kırıyordu he/she/it was breaking
Biz
kırıyorduk we were breaking
Siz
kırıyordunuz you all were breaking
Onlar
kırıyorlardı they were breaking

Future tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kıracağım I will break
Sen
kıracaksın you will break
O
kıracak he/she/it will break
Biz
kıracağız we will break
Siz
kıracaksınız you all will break
Onlar
kıracaklar they will break

Present negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmam I do not break
Sen
kırmazsın you do not break
O
kırmaz he/she/it do not break
Biz
kırmayız we do not break
Siz
kırmazsınız you all do not break
Onlar
kırmazlar they do not break

Present continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmıyorum I am not breaking
Sen
kırmıyorsun you are not breaking
O
kırmıyor he/she/it is not breaking
Biz
kırmıyoruz we are not breaking
Siz
kırmıyorsunuz you all are not breaking
Onlar
kırmıyorlar they are not breaking

Past negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmadım I did not break
Sen
kırmadın you did not break
O
kırmadı he/she/it did not break
Biz
kırmadık we did not break
Siz
kırmadınız you all did not break
Onlar
kırmadılar they did not break

Past continuous negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmıyordum I was not breaking
Sen
kırmıyordun you were not breaking
O
kırmıyordu he/she/it was not breaking
Biz
kırmıyorduk we were not breaking
Siz
kırmıyordunuz you all were not breaking
Onlar
kırmıyordular they were not breaking

Future negative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmayacağım I will not break
Sen
kırmayacaksın you will not break
O
kırmayacak he/she/it will not break
Biz
kırmayacağız we will not break
Siz
kırmayacaksınız you all will not break
Onlar
kırmayacaklar they will not break

Present interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırar mıyım? do I break?
Sen
kırar mısın? do you break?
O
kırar mı? does he/she break?
Biz
kırar mıyız? do we break?
Siz
kırar mısınız? do you all break?
Onlar
kırarlar mı? do they break?

Present continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırıyor muyum? am I breaking?
Sen
kırıyor musun? are you breaking?
O
kırıyor mu? is he/she breaking?
Biz
kırıyor muyuz? are we breaking?
Siz
kırıyor musunuz? are you all breaking?
Onlar
kırıyorlar mı? are they breaking?

Past interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırdım mı? did I break?
Sen
kırdın mı? did you break?
O
kırdı mı? did he/she break?
Biz
kırdık mı? did we break?
Siz
kırdınız mı? did you all break?
Onlar
kırdılar mı? did they break?

Past continuous interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırıyor muydum? was I breaking?
Sen
kırıyor muydun? were you breaking?
O
kırıyor muydu? was he/she breaking?
Biz
kırıyor muyduk? were we breaking?
Siz
kırıyor muydunuz? were you all breaking?
Onlar
kırıyorlar mıydı? were they breaking?

Future interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kıracak mıyım? will I break?
Sen
kıracak mısın? will you break?
O
kıracak mı? will he/she break?
Biz
kıracak mıyız? will we break?
Siz
kıracak mısınız? will you all break?
Onlar
kıracaklar mı? will they break?

Present negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmaz mıyım? do I not break?
Sen
kırmaz mısın? do you not break?
O
kırmaz mı? does he/she not break?
Biz
kırmaz mıyız? do we not break?
Siz
kırmaz mısınız? do you all not break?
Onlar
kırmazlar mı? do they not break?

Present continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmıyor muyum? am I not breaking?
Sen
kırmıyor musun? are you not breaking?
O
kırmıyor mu? is he/she not breaking?
Biz
kırmıyor muyuz? are we not breaking?
Siz
kırmıyor musunuz? are you all not breaking?
Onlar
kırmıyorlar mı? are they not breaking?

Past negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmadım mı? did I not break?
Sen
kırmadın mı? did you not break?
O
kırmadı mı? did he/she not break?
Biz
kırmadık mı? did we not break?
Siz
kırmadınız mı? did you all not break?
Onlar
kırmadılar mı? did they not break?

Past continuous negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmıyor muydum? was I not breaking?
Sen
kırmıyor muydun? were you not breaking?
O
kırmıyor muydu? was he/she not breaking?
Biz
kırmıyor muyduk? were we not breaking?
Siz
kırmıyor muydunuz? were you all not breaking?
Onlar
kırmıyorlar mıydı? were they not breaking?

Future negative interrogative tense

Turkish FormEnglish TranslationEx.
Ben
kırmayacak mıyım? will I not break?
Sen
kırmayacak mısın? will you not break?
O
kırmayacak mı? will he/she not break?
Biz
kırmayacak mıyız? will we not break?
Siz
kırmayacak mısınız? will you all not break?
Onlar
kırmayacaklar mı? will they not break?

Feedback: Noticed a mistake? Have a suggestion?

Have you noticed a mistake or a bug here somewhere on this page? Have ideas how we can improve our content? Submit a request for us and we will do our best to take your feedback into account!

Usage information for kırmak

This verb can also mean the following: hurt someones feelings, hurt

Examples of kırmak

Example in TurkishTranslation in EnglishFm.
"Bir dalı kırmak kolaydır."lt is easy to break one branch
"Bir dilek tutup, tavuğun V şeklindeki kemiğini kırmak."Make a wish and break this, the V-shaped clavicle of a fowl."
"Hayır"ın gücünü arkadaşın Barney'in kalbini kırmak için kullanırım.I can use the power of "no" to break your friend, Barney.
"Homicide"daki kadınla beraber buz kırmak istiyorum.I wanna break the ice with the woman in Homicide.
"Kazmak, yıkmak, planlamak inşa etmek, kırmak, yeniden inşa etmek.""Shoveling, wrecking, planning, building, breaking, rebuilding."
"Bana isimlerini ver Abs, gerekirse ellerini kırarım.""Just give me their names, Abs, and l'll break them for you."
"Beni seviyorsan, bu şişeyi kırarım. ""If you love me, i'll break this bottle."
"Chuck E. Cheese," dersen burnunu kırarım.Say 'Chuck E. Cheese,' I'll break your nose.
"Dünyaya arkadaşIık yeter, Aksi taktirde kafamı kırarım. "Enough of befriending the world. I break my head otherwise.
"En mağrur kadınların kalplerini bile kırarım, çünkü ben öyle küçük öyle açgözlü ve öyle ihtiraslıyım ki.""I break the hearts of the vainest women, because I'm so tiny and so greedy and so passionate."
"Ya kırılırsın ya da kırarsın."You get broken or you do the breaking.
- Buraya. Kaptırmak istemezsin çünkü aksi halde kırarsın.- Up here, you don't wanna get it caught 'cause otherwise you're gonna break it.
- Kilidimi nasıl kırarsın?- How could you break my lock?
- Makinemi kırarsın sen.- plus you'd probably break my camera.
- Sendemi bacak kırarsın?- You break legs too?
"Dünya herkesi kırar sonrasında kırdığı yerleri daha da güçlü yapar.""The world breaks everyone, and afterward, many are stronger at the broken places."
"Dünya herkesin kolunu kanadını kırar daha sonraları bir çoğu kırılan yanlarıyla daha güçlü olmasını bilir.- It'll break you. - "The world breaks everyone. "And afterwards many are strong at the broken places."
"Dünya herkesin kolunu kanadını kırar.'"The world breaks everyone.
- "İhtiyaç demiri kırar." der.- "Need breaks iron." That's what he said.
- Umarım boynunu kırar.- I hope she breaks her neck.
Ben zinciri kırıyorum!I am breaking the chain!
Bu pat durumunu kırıyorum.I am breaking this stalemate.
Döngüyü kırıyorum.I am breaking the cycle.
O halde sen de tanıksın ki... ben onun yanındayken... Red'in damgaladığı mührü kırıyorum.Then therefore witness this day... that I am breaking the seal... affixed in my presence by Red himself.
"Bir bardak kırdım."I've broken a glass.
"Diğer şeyleri de kırdım, şunu paramparça ettim."I broke other things, I smashed that.
"Randy'nin burnunu kırdım" maddesini de eklemek istersin herhalde.You may want to add "broke randy's nose" to it.
# Ve bütün camları kırdım ##And I broke all the windows #
'Ben de bunun yerine her şeyi kırdım.''So I broke everything else instead.'
- Kolunu kıracağım onun.- I will break his arm.
- Senin dişlerini kıracağım.- I will break your teeth.
B'lere karşı olan önyargılarını kıracağım.I will break the prejudice you have against Bs.
Bacaklarını kıracağım onun!I will break his legs!
Bak bu benim yüzüğüm.Eğer açmazsan, camı kıracağım ve yüzünle tanışacak.Look, this is my ring. If you open will break the window and get acquainted with your face.
-Başparmağımı kırmışım.-I broke my thumb.
20 tane gözüm kapalı dışarı vurmuşum,beş cam kırmışım, altı tane de kuş öldürmüşüm. Acayibim, muhteşem!l'm freaking awesome!
Birkaç kere kırmışım onu.l hurt him a few times.
Burnunu kırmışım.I broke his nose.
Dediklerine göre okul bağışlarında rekor kırmışım.They said I set a record for supporting the school.

Questions and answers about kırmak conjugation

Still don't understand something? Ask and receive a reply!

Ask us a question about this word and get it replied to here. Questions are answered by experienced language speakers.

Ask question about kırmak
Work in progress

Help us become the best conjugation resource. Find out more.

Tip: CTRL + M for navigation!

You can access a quick navigation menu with the shortcut 'CTRL + M'.

Learn languages with our Interlinear books!

Check out our new product - novel subtitled books in many languages to get reading practice!

Try out

Receive most useful verbs, tips and other info free!

Select the language(s) you're interested in

Do you know these verbs?

VerbTranslation
kentlileşmekdo
kılmakmake
kırıp sarmakbreak to wrap
kırıtmakbehave coquettishly
kırklamakdo
kırlaşmakturn gray
kırmızı kart görmeksee red card
kısmeti bağlanmakconnect fortune
kışlamakoverwinter
kıvrandırmakconvulse